DURAN YALÇINKAYA

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

 

1. FİNANSMAN SORUNLARI

Ticari ve devlet bankaların tekstil sektöründe faaliyet gösteren Esnaf ve Sanatkara açmış oldukları kredilerin yetersiz miktarda olması kredi faizlerinin yüksekliği ve vadelerinin kısa olması sektörde yatırım yapma imkanını azalmakta ve kredi borçlarının geri ödenmesinde sıkıntılar yaşanmasına sebep olmaktadır.

 

2. MALİYETİ ARTIRAN VE REKABETİ ZORLAŞTIRAN SORUNLAR

 

a) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Primi ve Vergiler Yüksektir

SGK primleri ve vergilerin maliyeti rekabeti engelleyecek ölçüde yüksektir. Ülkemiz istihdam maliyetleri açısından AB ülkelerine göre avantajlı durumda olmakla birlikte, Çin ve diğer Uzakdoğu ülkelerinden daha yüksek istihdam maliyetlerine sahiptir. Ülkemiz, OECD ülkeleri arasında ücretten alınan vergiler ile SGK primleri açısından en yüksek kesintinin yapıldığı ülkeler arasındadır.

 

b) Enerji Fiyatları Rakip Ülkelerin Üzerinde Seyretmektedir

Tekstil sektörümüz özellikle pahalı enerji nedeniyle, önemli bir rekabet sorunuyla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu faktör, ülkemizin dünya pazarlarındaki rekabet üstünlüğünü olumsuz yönde etkilemektedir. Elektrik tarifelerine yapılan son zamlardan sonra Esnaf ve Sanatkarımızın Sanayi abonesi üzerinden almış oldukları indirimde kaldırılmıştır.

 

c) Pamuk Fiyatları Dünya Ortalamasının Üzerindedir

İç piyasadaki üretim yetersizliği ve yurtiçi fiyatlara göre daha ucuz olan ABD’den pamuk satın alınması eğilimi, ülkemizi pamukta ithalatçı ülkeler arasına sokmuştur. Ayrıca, pamuk üreticilerine verilen kredi ve girdi destekleri uygulamalarına son verilmesi de pamuktaki sorunları büyütmüştür. Pamuk desteğinde belirsizlik bulunmaktadır. Destek miktarının az olması nedeniyle pamuk üretimi arttırılamamaktadır. Pamukta tohum ıslahı da yetersizdir.

 

d) Uzak doğudan Yapılan Haksız İthalat ve Uzakdoğu Fasonculuğu

Tekstil sektöründe uzak doğu, özellikle Çin kaynaklı mallar ülkemizde haksız rekabete yol açmakta ve sektörü tehdit etmektedir.

 

e) Teşvikler Plansız ve Programsız Dağıtılmıştır

Yıllar itibariyle verilen teşviklerin verimliliği artırıcı ve yeni ürünlerin üretimine yönelik olmayan yatırımlara yönelmiş olmasından dolayı sektörde atıl kapasite yaratılmıştır.

 

3. YAPISAL SORUNLAR

 

a) Kayıt Dışı Çalıştırma Yaygındır

Ülkemiz tekstil sektörünün öncelikli yapısal sorunlarının başında; kayıt dışı çalıştırma gelmektedir. Sektörde kayıt dışı çalışan, yan sektörlerdeki firmalarda çalışanlar da bu rakama dahil edildiğinde, oranın %80’lere ulaştığı öne sürülmektedir.

Kayıt dışı çalıştırma ağırlıklı olarak taşeron ve fason imalatçılardan oluşmaktadır. Maliyetleri aşağı düşürmek için yerli tekstil yerine düşük kaliteli, dampingli tekstili uzak doğu ve pasifik ülkelerinden temin etme yoluna gitmekte, bu da yerli sanayicilerimizi zor duruma sokmaktadır.

 

b) Ulusal Bir Tekstil Politikasının Olmaması

Ülkemizin ulusal bir tekstil politikasının olmaması ve siyasi iktidarlar tarafından sürekli ihmal edilmelerinden dolayı, sektörel büyümeye, gelişmeye yönelik bir program, planlama ve stratejiler bulunmamaktadır. Koordinasyonsuzluk nedeniyle, yatırımların ülke içi coğrafi dağılımı bile rasyonel gerçekleşememektedir. Koordinasyonsuzluk nedeni ile yapılan yanlış yatırımlar, bir yandan kimi alt sektörlerde aşırı kapasiteler yaratılmasına neden olurken diğer yandan kimi alanlara hiçbir yatırım yapılmaması nedeni ile önemli miktarlarda döviz ithalata harcanmaktadır. Yatırımlar, plansızlık nedeni ile üretimde, istihdamda artışa neden olmamakta aksine var olan işletmelerin rekabet şartlarını olumsuz etkileyerek üretim ve istihdamda azalmalara neden olmaktadır.

 

c) Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Faaliyetleri Yetersizdir

Sektörün bütününe ilişkin önemli bir diğer sorun da, araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetlerindeki eksikliktir. Tüm sektörler açısından geçerli olan bu sorun, tekstil sektörünü de olumsuz yönde etkilemekte, istikrarlı ve akılcı gelişimin önündeki en önemli engellerden birini oluşturmaktadır. Ülkemiz, AR-GE harcamalarının GSYİH oranı içindeki payı ile en düşük ülkeler arasında yer almaktadır. Yetersiz AR-GE harcamaları rekabet gücünün azalmasına, katma değeri yüksek ürünlerin üretilememesine neden olmaktadır.

 

d) Tekstil Eğitiminde Sorunlar Yaşanmaya Devam Etmektedir

Ülkemizdeki tekstil sektöründe eğitim-öğretim durumu ve özellikle de kalitesi yetersizdir. Bu yetersizlik, tekstil sektörünün temelde yatan en önemli zaafıdır. Özellikle ustalık gerektiren mesleklerde Esnaf ve Sanatkarımız yetiştirilmek üzere çırak bulamamaktadır.

 

e) Esnaf ve Sanatkarın Öz kaynakları Yetersizdir

Tekstil sektörünün en önemli sorunlarından birisi de Esnaf ve Sanatkarların öz kaynak yetersizliğidir. Borç yükü yüksek olduğu için ekonomik krizlerden daha fazla etkilenmektedir. Sektördeki iş yerlerinin % 80’den fazlasının KOBİ niteliğinde olması ve öz sermayelerinin rakiplerine göre yetersiz kalması yeni teknolojileri uygulamaya koymalarını ve tesis modernizasyonuna gitmelerini zorlaştırmaktadır. Esnaf ve Sanatkarların işletme sermayelerinin yetersiz olması ise hem üretimi sürdürmek hem de dış pazarlara açılmada önlerindeki önemli engellerden birini oluşturmaktadır.

 

f) Esnaf ve Sanatkârlar Düşük Kapasite ile Çalışmaktadır

Sektörde, sayılan bu nedenlerle ortaya çıkan haksız rekabet koşulları üretimi, istihdamı azaltmış ve Esnaf ve Sanatkarın tam kapasite ile çalışamama nedeni ile milyarlarca dolarlık yatırım atıl kalmıştır.

 

g) Serbest Bölgeler Amacından Uzaklaşmıştır

Yabancı sermaye girişini ve ihracatı artırma amacıyla kurulan serbest bölgeler, bu amacı gerçekleştirememiştir.  Sayısız teşviklerle üretilen ürünlerin yurt içine girmesi de yerli üreticilerimiz açısından haksız rekabete neden olmaktadır.