08.02.2012 ÇARŞAMBA

Devlet Kurumları
Sorgulamalar
Haber Portalları
Gazeteler

Triko ve Tekstil Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri Son zamanlarda yaşanan ve aşağıda >>>

...

...


Triko ve Tekstil Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri Son zamanlarda yaşanan ve aşağıda sayılan sebepler ve gerek global ekonomik kriz, gerekse de iç piyasada ki daralma nedeniyle Triko sektöründe sıkıntılar yaşanmaktadır. Bunların sonucunda da Ülke ekonomisi başta olmak üzere İstanbul ekonomisinde büyük çürükler meydana gelmektedir. Ekonomik şartların zorlaşması, ilimizde işsizlik oranının yükselmesine, bunun sonucunda da sosyal dengelerin bozulmasına neden olmakta ve ekonomik krizin bir başka boyutu ile karşılaşılmaktadır. Pamuk Politikası Ülkemiz, tekstil sektörüne yapılan yatırımlar neticesinde pamuk ihracatçısı olmaktan çıkmış, ithalatçı konumuna girmiştir. Türkiye’nin milli bir pamuk politikası olmadığından üretim miktarı, kalite ve fiyat istikrarsız bir şekilde yapılmaktadır. Türkiye’de pamuk fiyatları genelde Eylül-Aralık aylarında dünya piyasalarının altında olmaktadır. Bu da pamuk üreticisini zor durumda bırakmaktadır. Pamuk üreticinin elinden çıktıktan sonra Mart-Temmuz aylarında ise dünya fiyatlarının üzerinde seyretmekte ve bu da tekstilciyi mağdur etmektedir. Konfeksiyon sektöründe de fiyat istikrarsızlıklarına yol açmaktadır. Böylece ithal iplik ve kumaş kullanımı artmaktadır. Bu sebeple pamuğun çiftçinin elinden çıktığı fiyatla iplikçi tarafından satın alınabilmesini sağlayacak, böylece iki kesimi de mağdur etmeyen sistemler (Örneğin ABD’de uygulanan bir rehin müessesesi) oluşturulmalıdır. Devletin “pamuk politikası” oluşturması büyük bir önem arz etmektedir. Tekstil sektöründeki ihtiyaca ve önümüzdeki yılların talep tahminlerine göre uzun vadeli bir politika oluşturulması gerekmektedir. Pamuğun kalite sınıflandırmasında da yöntem değişikliğine gidilmesi gerekmektedir. Kalite sınıflandırmasında yöre ayrımı değil, laboratuar analiz sonuçları esas alınmalı ve tek balya sistemine geçilmelidir. Yanlış Beyanla Yapılan ve Haksız Rekabet Yol Açan Tekstil İthalatı Ülkemizde yanlış beyanla yapılan ithalat ekonominin en önemli sorunlarından birisidir. Hem reel sektöre hem de devlete zarar vermektedir. Kayıtlı ve kayıt dışı yapılan kumaş ve iplik ithalatı devletin vergi kaybına sebep olurken, ülkemizdeki tekstil işletmelerinin kapasite kullanım oranlarının düşmesine ve kapanmasına yol açmaktadır. Vadeli İşlemler Borsası Tekstil sektörünün fiyat politikalarının sağlıklı işlemesi ve pamuk fiyatlarında istikrar sağlanması amacıyla Pamuk Vadeli İşlemler Borsası kurulmalıdır. SSK Primi ve Vergi Ülkemizde ödenmesi gereken SSK primleri maliyeti rekabeti engelleyecek ölçüde artırmaktadır. Sektörel ve bölgesel asgari ücret uygulamasına gidilmelidir.Hem vergi konusunda hem de SSK primlerinde makul ve mantıklı bir sisteme geçilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, işverenlerin maliyetlerini önemli ölçüde artıran bir diğer unsur ise SSK Prim Alt Sınırı uygulamasıdır. Günümüzde asgari ücret brüt 608,40.YTL, net ücret ise 435,92.YTL’dir. Toplama işverene maliyet ise 739,21.YTL’dir. Ayrıca, İhracata SSK primi ve enerji indirimi uygulaması sağlanmalıdır. Enerji ve Akaryakıt Fiyatları Ülkemizdeki enerji politikalarının yanlışlığı sonucunda yükselen elektrik fiyatları, reel sektörün rekabet gücünü azaltmaktadır. Diğer taraftan, ülkemizde akaryakıt fiyatları, enflasyona göre ayarlanmalıdır. Bir yandan enflasyon gerilerken diğer yandan döviz kuru düşerken akaryakıt fiyatlarında herhangi bir gerileme olmamaktadır. İthalat Kotalarının Doğru ve Eksiksiz Takibi Tekstil ürünleri için geçerli olan ithal kotalarının doğru ve eksiksiz takibi için malın son çıkış ülkesi baz alınması yerine, orijinal menşe ülkesi kota limitleri kapsamında izlenmesi, Off-shore ülkeleri menşe şahadetnamelerinin orijinalliğinin Gümrüklerimizce incelenmesi gerekmektedir. Türk Eximbank Kredilerinin Verimli Kullanımı Eximbank kredileri için milyonlarca dolarlık başvuru bulunmaktadır. Bu başvurular henüz sonuçlandırılmamıştır. Son dönemde Türkiye’nin ihtiyacı olan dövizin ülkeye kazandırılması açısından önem taşıyan ihracatçılarımıza bu kredilerin neden kullandırılmadığı anlaşılamamaktadır. Eximbank kaynakları bu düzeydeki başvuruları karşılayacak niteliktedir. İhracatçılarımızın bu zor geçiş döneminde rahatlatılması için bu başvuruların bir an önce sonuçlandırılarak kredilerin kullandırılması gerekmektedir. Eximbank kredilerinin ihtiyaç sahibi üretici ve ihracatçıya ulaşması sağlanmalı ve Türk Lirası ve Döviz kredilerinin faiz oranlarının enflasyonun yarısı düzeyine indirilmesi gerekmektedir. Aracı bankaların Eximbank Kredilerini kendi yan kuruluşlarına kullandırması ve pazarlık usulüyle vadeli mevduat haline dönüştürülmesi önlenerek, Devletin kendi kaynaklarının kendisine tekrar yüksek maliyetlerle dönmesi engellenmelidir. KOBİ niteliğindeki iplik, kumaş işletmelerine Eximbank kredisi kullandırmayan bankalara yaptırım uygulanmalı, tahsis edilen Eximbank Kredilerinin bölge ve sektör bazında adil biçimde bölüşümü sağlanmalıdır. DİR Mevzuatı ve Uygulamalarında AB Normlarına Uyum Dahilde İşleme Belgesi verilirken AB normları kabul edilmeli ve DİR Belgesi’ne konu mamulün, Türkiye içerisinde üretiminin yetersiz olması, Türkiye hammadde ve ara malı fiyatlarının üretimi cazip kılmaması ve gerekli kalite ve özelliklere sahip olmayan ikame ürünler olması ve bunları kanıtlayan belgelerin ibrazı ile DİR Belgesinin düzenlenmesi gerekmektedir. DİR Belgelerinin gerçek imalatçı ya da ihracatçılara verilmesi, Belgelerin kapatılma süreleri içerisinde kapatıldığının belge ve firma bazında takibi, DİR Belgesi kapsamında yapılacak ithalat sırasında beyan edilen fiyatın belgede belirtilen fiyattan düşük olması halinde gümrük teminatının DİR Belgesinde öngörülen birim fiyat üzerinden alınması, DİR Belgelerinde toptan uzatmaların yapılmaması ve gerekirse uygun bir ceza ile mükelleflerin gümrüklerini ödeyerek bu kapsamdaki malların fiili ithalatının gümrük tespiti yapılmak kaydı ile sağlanması, DİR Belge sahteciliğinin ve kaçak ithalatın önlenmesi ve DİR Belge taahhütlerinin düzgün takibi için DİR kapsamında yapılan ithalatların ilgili Gümrük İdareleri tarafından aynı gün içinde ilgili ihracatçı birliklerine ve DTM İhracat Genel Müdürlüğü’ne bilgi verilmeli, DİR kapsamında ithalat yapacak olan mükellefler bağlı bulundukları ihracatçı birliklerinden ön ithalat vizesi alması, DİR Belgelerinde ithal girdi oranının hassas sektörlerde %50 ile sınırlanması gerekmektedir. Gümrük Kapıları Gümrük kapılarımızın AB standartlarına göre azaltılmasına devam edilmeli, dış ticaret hacmimiz de gözetilerek AB standartlarına uygun olarak düzenlenmelidir. Teşvik Uygulamalarındaki eşitsizlikler Bağlı bulunduğumuz 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunun Resmi ve özel kuruluşlarla ilişkiler ile ilgili 13.Maddesine göre ‘’ Resmi ve özel kuruluşlarca, tacir ve sanayiciden mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak istenilen ve 18.05.2005 tarihli ve 5174 sayılı Kanunun 26’ıncı maddesinde öngörülen belgeler, esnaf ve sanatkarlar için mensup oldukları oda tarafından düzenlenir ve verilir’’ şeklinde hüküm yer almaktadır.Buna rağmen Devlet Bakanlığına bağlı Hazine Müsteşarlığının ve halen uygulanmakta olan 2002/ 1 nolu Tebliğine göre her türlü teşvik uygulamalarında sanayici ve tüccardan istenilen belgelerde Türkiye Ticaret ,Sanayi ,Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğine (TOBB) bağlı Sanayi Odalarını,Ticaret ve Sanayi Odalarını ve Ticaret Odalarına kayıtlı olmak şartı aranmaktadır.Odamıza kayıtlı üyelerimizden bu teşviklerden yararlanmak için başvuruda bulunanlardan gerekli Belgeleri (Kapasite Raporu dahil) odamızdan temin etmekte ve kabul görmekte iken , yalnız Esnaf Sicil kaydını gösteren Esnaf Sicil Gazetesi yerine yukarıda adı geçen Odaların Sicil Kayıtlarını gösteren Ticaret Sicil Gazetesi istenmektedir. Teşvik uygulamalarında Oda ayrımı yapmadan kriterleri yerine getiren Esnaf , Sanatkar , Sanayici ve Tüccarın eşit bir şekilde faydalanacağı düzenlemeler yapılmalıdır. Transit Ticaret İşlemleri Transit ticaret işlemleri Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ön iznine tabi olmalı, sadece DTM’dan ön izin alınan transit ticaret işlemlerine ilgili Gümrük İdareleri tarafından işlem yapılmalıdır. Gümrüklerde Ayrıntılı İthalat Bilgisi Gümrüklerimizde mutlaka Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun olarak (ABD ve Meksika örneği) gelen malla ilgili ayrıntılı bilgileri ithalat sırasında istenmeli, birim ambalaj üzerinde etiketleme satıcı firma tarafından yapılmalı, orijinal menşe her ithalat için mutlaka aranmalıdır. Meksika haksız ithalatı denetleme konusunda başarılı olduğu bir dizi tedbirler almıştır. Bunlar özetle; · Faturalandırılması düşük yapılan ithalatın önlenmesi ve takibi için, danışmanlık enformasyon sisteminin güçlendirilmesini, yani gümrükler, DİE, DTM gibi kuruluşların yetki ve etkilerinin artırılmasını, · Bu danışmanlık enformasyon sisteminin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) İthalat Lisanları Prosedürü Anlaşmasına uygun olan “Otomatik İthalat Tebliği” vasıtası ile idare edilmesini, · Uluslararası ticaret akışını engellememek için sadece faturalandırılmasının düşük yapıldığı belli olan ülkelerden gelen mallara uygulanmasını, · Danışmanlık enformasyon sisteminin, ticari bilgileri uygun şekilde belirlemesi için sürekli ilgili imalat sektörü kuruluşları ile koordinasyon halinde olmasını, · Hong Kong, Malezya, Tayland, Kuzey ve Güney Kore, Filipinler, Endonezya, Pakistan, Hindistan, Çin, Srilanka, Vietnam, Tayvan, vb. ülkelerden yapılan belli tarife kapsamı ithalatlarda “ön ithalat izin belgesi” isteneceği, Kararlarını alarak ithalatı kontrol altına almayı başarmışlardır. Benzer uygulamalar ülkemizde de yürürlüğe konulmalıdır. Tekstil Laboratuarı Kurulması Dünyada ulaşılan en son teknolojiyi kullanarak üretim yapan İstanbullu Esnaf,Sanatkar ve Sanayicileri kalite yönünden denetleyen ve destekleyen kapsamlı bir “Tekstil Laboratuarı”na ihtiyaç bulunmaktadır. Bu laboratuarın Türk Standartları Enstitüsünce ilimizde kurulması gerekmektedir. Trikotajda Marka Türkiye, düşük kalitede iplik ve kumaş üreterek Pakistan, Hindistan, Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin rakibi olmamalıdır. 2005 yılından itibaren GATT Anlaşmaları çerçevesinde bu ülkelerle rekabet etmek imkanı bulunmamaktadır. Türkiye, Triko Teksitil Sektöründe kendi markasını yaratarak, İtalya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin rakibi olmalıdır. Bunun için de sektör yatırımlarını atölye tarzından çıkarıp, büyük siparişlere cevap verebilecek kapasitede yeniden yapılanmasını sağlayacak özel teşvik unsurları uygulanmalıdır. Pazarlamaya önem verilmeli, alıcı ve satıcıların bir araya geleceği, yurt içinde ve dışında merkezler, web portalları oluşturulmalıdır. Sektörde Eğitim İstanbul ,Trikotaj ve Tekstil sektöründe Türkiye üretiminin büyük bir kısmını tek başına gerçekleştiren bir merkezdir. Bunun yanında dokuma ve örme kumaş, boya, baskı konularında da önemli üretimlere sahiptir. Bu nedenle çok iyi bir tekstil altyapısına sahip olan İstanbul Triko Tekstil sektörünü geliştirerek ilimizi bir moda merkezi haline getirmiştir. İstihdamı yükselterek işsizliğe çözüm sağlayacak, katma değeri artırarak ekonomiye çok yönlü kazanç sağlayacak Triko sektörünün geliştirilmesi Odamızın en önemli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Ancak nitelikli eleman yetersizliği bu hedefe ulaşmanın önünde bir engel teşkil etmektedir. Bu nedenle ilimizde Triko sektörüne nitelikli eleman kazandıracak Kamu ve özel sektör eğitim kurumları yetersiz kalmaktadır, bu açığın giderilmesi için gerekli olan “Örgücülük ve Trikotaj Okulu” projesinin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
~/PersonelImages/Başkan Duran YALÇINKAYA.jpg
Yönetim Kurulu Başkanı
Duran YALÇINKAYA

Başkanın Kaleminden


    » AMERİKAN DOLARI
    ALIŞ : 1.7379
    SATIŞ: 1.7463

    » EURO
    ALIŞ : 2.3062
    SATIŞ: 2.3173


ISTANBUL  ISTANBUL  ISTANBUL
© 2009 ATILIM Bilgisayar Hizmetleri Ltd. Şti